Duomo di Milano etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Duomo di Milano etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Nisan 2014 Salı

Bir Lezzet Tapinagi: PECK Milano

Ister is gezisi, isterse turistlik ziyaret, her ne sebeple olursa olsun, eger yolunuz Milano'ya duserse ve gastronomiye duskunseniz, ziyaret edeceginiz adreslerden bir tanesi de  mutlaka "PECK" olmalidir.

1800'lu yillarin sonunda Mr. Francesco Peck Prag'dan Milano'ya gelir ve ticaret yapmaya baslar. Milano halkinin zaman icerisinde daha sofistike yiyeceklere yoneldigini goren Mr. Peck, 1898 yilinda Via Orefici'de bir magaza acarak Alman usulu sosis ve tutsulenmis et satmaya baslar. Mr. Peck kisa zamanda farkini ortaya koyar ve sehirdeki unu gunden gune yayilir. 1900'lerin hemen basinda Peck, halen faaliyet gosterdigi Via Spadari'ye tasinir. Peck artik sadece bir sarkuteri degil ayni zamanda Milano'nun zenginlerinin bir araya geldigi bir sosyal kulup halini almistir. 1930'lara gelindiginde Peck artik entellektuellerin ozel yemekler tertip ettigi bir mekan olmustur. 1960'larda Italyan ekonomisi zirve yaparken, Amerikan yasam tarzi da ozellikle Milano'ya hakim olmaya baslar. Peck bir yandan geleneksel sunum tarzina devam ederken bir yandan da hazir yemekler, lezzetli sandvicler hazirlayarak yeni trende de ayak uydurur. Ayni zamanda Peck, Milano'lu ailelerin ozellikle noel ve yilbasi yemegi gibi ozel gunlerinde alisverislerini yaptigi en onemli adres haline gelir.

Yaklasik 130 yillik tarihi gecmisi olan Peck Milano, halen Via Spadari 9 adresinde hem sarkuteri hem de restoran kismiyla gunumuzde de gastronomi ziyafeti sunmaya devam eder.


Daha Büyük Görüntüle

Peck'in sarkuteri kismi yemek severlere tam bir gastronomi soleni sunar. Bir yiyecek marketinden cok sanki ozenle dekore edilmis bir butik geziyor hissine kapilirsiniz. Gastronomik lezzetlerin sunuldugu bolum adeta yemek severlerin aklini basindan alir. Ozenle hazirlanmis mezelerin sergilendigi tezgah adeta bir kuyumcu dukkaninin vitrini gibidir.


Peck ayni zamanda en kaliteli sarkuteri urunlerini, cesit cesit peynirleri, taze makarnalari, ekmekleri begeninize sunar. Tum bunlarin yaninda ozenle hazirlanmis sicak yemekler sizleri bekler. Taze meyva ve sebzeler ile her turlu eti bulabileceginiz kasap reyonunu da unutmamak gerekir.

Peck'te sergilenen cesit cesit taze makarnalar

Ravioli cesitleri
Peck'in pastane bolumune ayri bir paragraf acmak gerekir. Bu kisimda sergilenen cikolata ve pastalar ozellikle tatli severlerin aklini basindan alacak kadar cekicidir. Pasta vitrininin sundugu gorsel solen adeta agizlari sulandirir.



Ve tabiki sarap. Peck'in zengin sarap kavinda seckin Italyan saraplarinin yani sira butun dunyadan secme saraplari bulmak mumkundur. Oyle ki sisesi binlerce Euro'ya satilan saraplari Peck'te bulabilirsiniz. Icki reyonunda sadece saraplar degil, ayni zamanda tum dunyadan secme likorler de sergilenir.

Peck'in restoran kisminda oglen servisi 12:00, aksam servisi ise saat 18:00'de baslar. Milano Duomo'suna cok yakin olan Peck'te lezzetli yemeklerin tadini doyasiya cikartirken bir yandan da unutulmaz bir gorsel solen yasarsiniz.

Son Soz...

Peck'in lezzetlerini tum detaylariyla anlatmak sayfalar surer. Yolunuz Milano'ya duserse, yuz yildan bu yana hizmet veren ve tarihi boyunca Milano'nun sosyal hayatina yon vermis onemli adreslerden birisi olan Peck'i mutlaka ziyaret edin. Peck'in hem restoran hem de sarkuteri kismindaki fiyatlar Milano ortalamasinin uzerinde. Eger gercek bir yemek duskunuyseniz, birseyler yemeseniz hatta satin almasaniz da Peck'e ugrayip o atmosferi yasamanizi siddetle tavsiye ederim. Ayrica damak tadina duskun dostlariniza Italyan lezzetlerinden tattirmak isterseniz eger, Peck'te sahane hediyelik urunler de bulabilirsiniz.

Sevgilerimizle,

27 Mart 2014 Perşembe

Sokaktan Yukselen Enfes Koku: Luini Milano

Biz Turklerin mutfak kulturunun vazgecilmez ogelerinden bir tanesi, basta simit olmak uzere enfes sokak lezzetleridir. Simit, doner ekmek, lahmacun, kokorec, midye dolma, midye tava ve hatta ekmek arasi kofte. Oyle zengin bir hizli yemek kulturumuz vardir ki, uluslararasi fast food zincirlerinin ulkemizde bu kadar cok yayilmasi beni hep cok sasirtmistir.

Italyan kulturunde ise yemek, hizli bir sekilde gecistirilemeyecek kadar onemlidir. Bundan dolayidir ki ozellikle oglen saatlerinde halen bircok magazanin 3 saate yakin sure kapali kalmasi aliskanligi devam etmektedir. Uzun ogle tatilinin birinci amaci uzun uzun yemek yenilebilmesi icindir. Dolayisiyla hizlica atistirilabilecek sokak lezzetlerinin Italya'da bizdeki kadar yaygin oldugunu soyleyemeyiz.

Elbette insanlarin hergun uzun uzadiya yemek yiyecek vakti bulabilmesi mumkun degildir. Ustelik her zaman, ozellikle oglen yemeklerinde, mukellef bir yemek yiyecek kadar butceniz olmayabilir. Bir de kisitli zamanlarini yemek yiyerek harcamak yerine, cok daha verimli bir sekilde degerlendirmek isteyen turistleri unutmamak gerekir.

Iste burada devreye Panzerotti girer. "Panzerotti, Pizza'nin kapali formu olan Calzone'nin kucultulerek, elde yenecek boyuta indirgenmisidir" desek yanlis olmaz. Orta ve Guney Italya'ya has bir yiyecek olan Panzerotti'nin ana vatani Guney Italya'daki Puglia Bolgesidir. Hem firinda hem de yagda kizartilarak pisirilen Panzerotti'nin klasik olani mozzarella ve domates ile hazirlanir ancak tatlisindan tuzlusuna bircok degisik cesidini de bulmak mumkundur.


Milano Duomo'sunu oglen saatlerinde ziyaret ederseniz eger, Duomo civarinda gerek ayakta duran gerekse bir kaldirim kenarina ya da banka oturmus buyuk bir istahla ellerindeki Panzerotti'leri yiyen insanlara rastlarsiniz. Zira Milano'nun en unlu Panzerotti firini Duomo'nun cok yakininda bulunan Luini'dir.


Aslen Puglia'li olan ve firincilikla ugrasan Luini ailesi, 1949 yilinda anne Giuseppina Luini'nin onculugunde Milano'ya tasinir ve en iyi bildikleri is olan firinciligi burada surdurmeye baslar. Luini Firini onceleri sadece ekmek yapip cevredeki restoran ve otellere dagitir. Daha sonra bayan Luini'nin yaraticiligi devreye girer ve yoresinin lezzeti olan Panzerotti'yi yapip satmanin Milano'nun yasam tarzina cok uygun olduguna karar verir. Boylece gunumuzde Milano'nun lezzet simgelerinden birisi olan Luini Panzerotti Firini dogar.

Bize gore Milano'da Duomo ziyareti mutlaka Luini'den alinacak bir Panzerotti ile tamamlanmalidir. Via Santa Radegonda 16 adresinde faaliyet gosteren Luini, Duomo'ya sadece 200 metre mesafededir. Duomo civarinda kime sorsaniz Luini'nin yerini size gosterir.

       
Daha Büyük Görüntüle

Luini'ye ulastiktan sonra yapmaniz gereken, onlarca farkli Panzerotti'den birisini secmek ve afiyetle yiyebileceginiz bir kose bulmaktir. Zira Luini'de sadece paket servis hizmeti verilmektedir. Yani oturabileceginiz bir yemek salonu yoktur. Luini, lezzetli olmasinin yaninda Milano'da karninizi en ucuza doyurabileceginiz alternatiftir. Luini'de Panzerotti 2.70 Euro'ya satilmaktadir. Pazar gunleri kapali olan Luini, pazartesi gunleri saat 10.00'dan 15.00'e, diger gunler ise saat 10.00'dan 20.00'ye kadar hizmet verir.


Son Soz..

Basta genclerin ve turistlerin gozdesi olan Luini'nin onune vardiginizda, her iki yonden gelen uzun bir kuyrukla karsilasmaniz muhtemeldir (ozellikle oglen yemek saatlerinde). Bu uzun kuyruk gozunuzu korkutmasin ve sizi caydirmasin. Zira Luini'de sadece paket servis oldugundan kuyruk cok hizli ilerler. Umdugunuzdan cok daha hizli bir sekilde amaciniza ulasirsiniz.


Sevgilerimizle,

24 Mart 2014 Pazartesi

Sehrin Buyusu: Duomo di Milano

Bembeyaz mermerden bir dantel misali islenmis kocaman bir yapi. Ne Vatikan'daki Aziz Petrus Katedrali, Ne Gaudi'nin Barcelona'sindaki Sagra da Famiglia'si ne de Paris'in meshur Notre Dame kilisesi... Bambaskadir Milano'nun Duomo'su. Cogu zaman puslu olan Milano sehrinin kalbinde, sanki karlarla kapli bir masal diyarindan kopup gelmiscesine, bir gunes gibi parlar Duomo. O kadar buyuleyici bir goruntusu vardir ki dakikalarca gozlerinizi alamadan seyredersiniz.



Katedralin goz kamastirici goruntusunun bunyenizde yarattigi hipnoz halinden kurtuldugunuzda, binanin disindaki ayrintilar ilginizi cekmeye baslar. Katedralin disi, beyaz mermer ile adeta bir dantel gibi islenmistir. Binlerce heykel ile kapli olan dis cephenin detaylari adeta insanin gozlerini kamastirir.

Milan Duomo'sunun Dis Cephe Detaylari
Milano'nun ilk katedrali 355 yilinda tamamlanmistir. Sehrin ilk katedrali ve bazilikasinin 1075 yilinda cikan bir yanginda ciddi bir sekilde zarar gormesinin ardindan, zamanin Baspiskopos'u olan Antonio da Saluzzo'nun emriyle 1386 yilinda simdiki katedralin yapimina baslanmistir. Hirsitiyanlik tarihinin Avrupa'daki en eski binalarindan olan ilk Milano katedralinin vaftizhanesi halen Duomo'nun altindadir ve ziyarete aciktir.
Duomo'nun altindaki 355 yilinda yapilmis olan eski Vaftizhane 

1386'da insasina baslanan Milano Duomo'sunun son detaylari ancak 20. yuzyilda tamamlanabilmis ve katedralin insasi 1965 yilinda sona ermistir. Resmi bitis tarihi olarak 1965 yili telaffuz edilse de, bina teknik olarak halen tamamlanmis degildir. Ne zaman ziyaret etseniz bir bolumunde insaat calismalarinin devam ettigine tanik olursunuz. Bir rivayete gore, bitince sadece Italya'nin degil, tum dunyanin mali olacagi soylendigi icin katedralin insaati hicbir zaman tamamlanmayacaktir.

Gotik tarzda insa edilmis olan katedral sadece goz kamastiran goruntusu ile degil, buyuklugu ile de ihtisamlidir. Ayni anda 40 bin kisinin ibadet edebilecegi katedral, 11,700 metrekarelik yuzey alaniyla Avrupa'nin en buyuk dorduncu, dunyanin en buyuk besinci katedralidir. Katedralin en yuksek noktasi 108,5 metrelik kule olup bu kulenin uzerinden som altindan yapilmis olan "Madonnina" (Kucuk Madonna, Bakire Meryem) heykeli bulunur.

Ekonomik kriz sebebiyle Italyan hukumetinin sanat eserleri icin ayirdigi butcede kisintiya gitmesi, katedralin bitmek bilmeyen restorasyonunu tehlikeye sokmustur. 2012 yilinda alinan kararla, katedrale gelir saglamak amaciyla  binanin catisinda bulunan 135 adet "gargoyle" nin (canavar seklindeki heykelcik) sahiplendirilmesine baslanmistir. Kiliseye en az 100 bin euro bagislayanlarin isimleri kulelerin uzerindeki heykelciklerin altina yazilarak isimlerinin olumsuzlestirilmesi saglanmakta, bu sayede kilise ek gelir elde etmektedir.

Sahiplendirilerek kiliseye gelir saglamasi amaclanan Gargoyle'lerden bir tanesi 
Kubbe yuksekligi 65.5 metre olan katedralin guney tarafindaki asansor veya merdivenler vasitasiyla catisindaki terasina cikmak mumkundur. Catiya merdivenle cikmak icin 7 Euro, asansoru kullanarak cikmak icin 12 Euro odemeniz gerekir. Katedralin catisindan Milano sehrini kusbakisi seyredebilirsiniz.

Milano Duomo'sunun Terasi

Katedralin ici de en az disi kadar etkileyicidir. Iceriye girerken bazi kiyafet zorunluluklarini yerine getirmeniz gerekir. Devasa boyuttaki ic alanda en dikkat ceken detaylar ise camlardaki muhtesem vitraylar ve tarih boyunca kiliseye hizmet etmis olan bazi onemli kardinallere ait mumyalardir. Ayrica kilise icerisindeki "San Bartolomeo" heykeli ince isciligi ve hatlardaki detaylariyla essizdir. Kilise ibadet haricinde bazi sanat etkinliklerine de ev sahipligi yapmaktadir. Ic mekanin muhtesem akustik performansi nedeniyle bazi ozel gunlerde kilise icerisinde klasik muzik konserleri de duzenlenmektedir.

Duomo'nun pencere camlarindaki muhtesem vitraylar
San Bartolomeo Heykeli


Kardinal Schuster'in Mumyasi

Son Soz...

Duomo'yu ziyaret etme imkani bulursaniz sadece kilisenin icini gezmek ile yetinmeyin. 13 Euro'luk kombine biletten satin alin ve bu bilet ile hem teras hem eski vaftizhane hem de hazine dairesini mutlaka gorun.

Duomo meydanindan katedrale dogru baktiginizda, sol tarafinizda tarihi "Galleria Vittorio Emanuele II" pasaji, sag tarafinizda ise "Museo del Novecento" yu goreceksiniz. Pasaji gezmeye mutlaka vakit ayirin. Eger vaktiniz varsa mutlaka Novecento'daki sergilere de bir goz atin.

Sevgilerimizle,